21 Mart 2009 Cumartesi

çilek

terlemiştim..hem de çok terlemiştim.uzandığım koltuktan ardına kadar açık olan pencereye bakıp perdeyle,neden kıpırdamadığına dair sohbete dalmıştım.başımın altındaki yastık,kolumun kıvrımından akan terle sırılsıklam olmuştu.dünyayın herhangi bir yerinde üşüyen insanları düşünmeye çalıştım ama beynime işleyen sıcaktan başka birşey hissedemiyordum..cebimde para olsa sıcağa aldırmadan koşup soğuk bir bira kapardım.boğazımdan geçerken biranın soğuğundan buharlaşıp giden terlerin bıraktığı müthiş hissi düşündüm derken sıcağın ortasında çaresizce yattığımı farkettim.kalktım...yapacak hiçbirşey yoktu.arkadaşlarımı özlediğimi anladım.benim hiç bu kadar çaresiz,hiç bu kadar sıcak ve hiç bu kadar boş zamanım olmamıştı.telefona baktım dünden beri hiç mesaj gelmemişti.artık iyice dışlanmışlık hissine bürünmüştüm ve tam o anda annem odama girdi.benim için aldığı çilekleri getirdi.oturup çilek yerken havanın sıcaklığını unutmuştum.çilekten mi annemden mi bilmem ama içimi garip bir huzur doldurmuştu...

Hiç yorum yok: